Audio
عربي
English
Türkçe
İmam Muhammed b. Mes‘ûd el-Fâsî el-Hasenî (1289)
Tercüme: İlmî Miras
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ ﴿ إِنَّ اللَّـهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ﴾
Bismillahirrahmanirrahim. Şüphesiz Allah ve melekleri o Nebî’ye salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve çokça selam verin.
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّم عَلَى مَنْ جَعَلْتَهُ سَبَبًا لِانْشِقاقِ أَسْرارِكَ الجَبَرُوتِيَّةِ * وَانْفِلاقًا لأَنْوَارِكَ الرَّحْمانِيَّةِ * فَصارَ نائِبًا عَنِ الحَضْرَةِ الرَّبَّانِيَّةِ * وَخَلِيفَةَ أَسْرارِكَ الذَّاتِيَّةِ * فَهُوَ يَاقُوتَةُ أَحَدِيَّةِ ذاتِكَ الصَّمَدِيَّةِ * وَعَيْنُ مَظْهَرِ صِفاتِكَ الأَزَلِيَّةِ *
Ey Allah’ım! O zâta salât u selam eyle. Onu ceberûtî sırların açılmasına ve Rahmân’ın nurlarının zuhuruna vesile kıldın. Böylece o, Rabbânî huzurun nâibi ve zâtî sırlarının halîfesi oldu. Artık o, Senin Samedî zâtının birliğinin yakutu ve ezelî sıfatlarının mazharının kaynağı oldu.
فَبِكَ مِنْكَ * صارَ حِجابًا عَنْكَ * وَسِرًّا مِنْ أَسْرَارِ غَيْبِكَ * حُجِبْتَ بِهِ عَنْ كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ * فَهُوَ الكَنْزُ المُطَلْسَمُ * وَالبَحْرُ الزَّاخِرُ المُطَمْطَمُ *
Bu sebeple o Seninledir ve Sendendir. Senin nûranî hicabın ve gayb sırlarından bir sırdır. Onu mahlûkatına gösterme sebebiyle birçoklarından gizlendin. O, tılsımlı bir hazine, engin ve coşkun bir deryadır.
فَنَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِجاهِهِ لَدَيْكَ * وَبِكَرامَتِهِ عَلَيْكَ * أَنْ تُعَمِّرَ قَوَالِبَنا بِأَفْعالِهِ * وَأَسْماعَنا بِأَقْوَالِهِ * وَقُلُوبَنا بِأَنْوَارِهِ * وَأَرْوَاحَنَا بِأَسْرارِهِ * وَأَشْباحَنا بِأَحْوَالِهِ * وَسَرائِرَنا بِمُعامَلَتِهِ * وَبَوَاطِنَنَا بِمُشاهَدَتِهِ وَأَبْصارَنا بِأَنْوَارِ مُحَيَّا جَمالِهِ * وَخَوَاتِمَ أَعْمالِنا فِي مَرْضاتِهِ * حَتَّى نَشْهَدَكَ بِهِ وَهُوَ بِكَ * فَأَكُونَ نَائِبًا عَنِ الحَضْرَتَيْنِ بِالحَضْرَتَيْنِ * وَأَدُلَّ بِهِما عَلَيْهِما *
Ey Allah’ım! Senin katındaki mertebesi ve değerinin hürmetine Senden isteriz ki bizim cisimlerimizi onun işleriyle, kulaklarımızı onun sözleriyle, kalplerimizi onun nurlarıyla, ruhlarımızı onun sırlarıyla, bedenlerimizi onun halleriyle, akıllarımızı onun muamelesiyle, bâtınımızı onun müşahedesiyle ve gözlerimizi onun cemalinin nurlarıyla nurlandır. Amellerimizin sonunu da onun razı olduğu şekilde mamur kıl. Ta ki Seni onunla, onu da Seninle görelim. Böylece iki kıymetli ile iki hazretin nâibi olalım ve bu ikisiyle Senin ve onun huzuruna talipleri ulaştıralım.
وَنَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ أَنْ تُصَلِّيَ وَتُسَلِّمَ عَلَيْهِ * صَلاةً وَتَسْلِيمًا يَلِيقانِ بِجَنابِهِ وَعَظِيمِ قَدْرِهِ * وَتَجْمَعُنِي بِهِما عَلَيْهِ * وَتُقَرِّبُنِي بِخالِصِ وُدِّهِما لَدَيْهِ * وَتَنْفَحُنِي بِسَبَبِهِما نَفْحَةَ الأَتْقِيَاءِ * وَتَمْنَحُنِي مِنْهُما مِنْحَةَ الأَصْفِيَاءِ *
Ey Allah’ım! Senden, onun makamına ve yüce kadrine yakışacak, vesileleri ile beni onunla buluşturacak, o salât u selamın ihlaslı sevgisiyle beni huzuruna yaklaştıracak ve beni halis kullarının armağanlarıyla nasiplendirecek bir salât u selam diliyoruz.
لِأَنَّهُ السِّرُّ المَصُونُ * وَالجَوْهَرُ الفَرْدُ المَكْنُونُ * فَهُوَ اليَاقُوتَةُ المُنْطَوِيَةُ عَلَيها أَصْدافُ مَكْنُوناتِكَ * وَالغَيْهُوبَةُ المُنْتَخَبُ مِنْها مَعْلُوماتُكَ * فَكانَ غَيْبًا مِنْ غَيْبِكَ * وَبَدَلًا مِنْ سِرِّ رُبُوبِيَّتِكَ * حَتَّى صارَ بِذَلِكَ مَظْهَرًا نَسْتَدِلُّ بِهِ عَلَيْكَ *
Çünkü o Rasûlullâh ﷺ korunmuş bir sır, gizli ve tek bir cevherdir. O, sırların sedeflerini içine alan dürülü bir yakut ve türlü türlü marifetlerin kendisinden seçildiği saf bir madendir. Artık o, Senin gaybından bir gayb ve rubûbiyet sırlarından bir sırra mazhar olmuştur ki onunla Seni buluruz.
وَكَيْفَ لا يَكُونُ كَذَلِكَ * وَقَدْ أَخْبَرْتَنا بِذَلِكَ فِي مُحْكَمِ كِتابِكَ بِقَوْلِكَ * ﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّـهَ ﴾ * فَقَدْ زالَ عَنَّا بِذَلِكَ الرَّيْبُ وَحَصَلَ الِانْتِباهُ * وَاجْعَلِ اللَّهُمَّ دِلالَتَنا عَلَيْكَ بِهِ * وَمُعاملَتَنا مَعَكَ مِنْ أَنْوَارِ مُتابَعَتِهِ *
Nasıl böyle olmasın? Sen muhkem kitabında “Şüphesiz sana biat edenler ancak Allah’a biat etmiş olurlar” buyurdun. Bu sebeple bizden şüpheler giderildi ve kalplerimizde uyanış hâsıl oldu. Ey Allah’ım! Bize Seni onunla bulmayı ve Sana karşı güzel kulluğu ona ittiba etmenin nuru ile nasip eyle.
وَارْضَ اللَّهُمَّ عَلَى مَنْ جَعَلْتَهُمْ مَحَلًّا لِلِاقْتِدا * وَصَيَّرْتَ قُلُوبَهُمْ مَصَابِيحَ الهُدَى * المُطَهَّرِينَ مِنْ رِقِّ الأَغْيَارِ * وَشَوَائِبِ الأَكْدارِ * مَنْ بَدَتْ مِنْ قُلُوبِهِمْ دُرَرُ المَعانِي * فَجُعِلَتْ قَلائِدَ التَّحْقِيقِ لِأَهْلِ المَبانِي * وَاخْتَرْتَهُمْ فِي سَابِقِ الِاقْتِدارِ * أَنَّهُمْ مِنْ أَصْحابِ نَبِيِّكَ المُخْتارِ * وَرَضِيتَهُمْ لِانْتِصارِ دِينِكَ فَهُمُ السَّاداتُ الأَخْيَارُ *
Ey Allah’ım! O evliyadan razı ol ki Sen onları uyulmaya ehil kıldın, kalplerini hidayet yıldızları yaptın ve onları Senden başkasına kulluktan arındırdın. Onlar ki kalplerinden hakikat incileri zuhur etti ve bu inciler zahire takılı kalanlara birer hakikat gerdanlığı oldu. Sen onları ezelde seçkin peygamberinin dostları olarak seçtin ve dinine yardım için onlardan razı oldun. Böylece onlar en hayırlı büyükler oldular.
وَضَاعِفِ اللَّهُمَّ مَزِيدَ رِضْوَانِكَ عَلَيْهِمْ مَعَ الآلِ وَالعَشِيرَةِ وَالمُقْتَفِينَ لِلْآثارِ * وَاغْفِرِ اللَّهُمَّ ذُنُوبَنا وَوَالِدِينا وَمَشايِخِنا وَإِخْوَانِنا فِي اللَّهِ * وجَمِيعِ المُؤْمِنِينَ وَالمُؤْمِناتِ * والمُسْلِمِينَ والمُسْلِماتِ * المُطِيعِينَ مِنْهُمْ وَأَهْلِ الأَوْزارِ *
Ey Allah’ım! Onlarla birlikte Ehl-i Beyt’e, o mübarek nesle ve onların yoluna uyanlara da rızanı kat kat ihsan eyle. Ey Allah’ım! Bizim, anne babalarımızın, hocalarımızın, Allah yolundaki kardeşlerimizin ve bütün mümin erkek ve kadınların, itaatkâr olanların da günahkâr olanların da günahlarını bağışla. Âmin.
۞
Damas Kültür Derneği tarafından düzenlenmiştir.
Son düzenleme: 15 Nisan 2026
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ ﴿ إِنَّ اللَّـهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ﴾
Bismillahirrahmanirrahim. Şüphesiz Allah ve melekleri o Nebî’ye salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve çokça selam verin.
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّم عَلَى مَنْ جَعَلْتَهُ سَبَبًا لِانْشِقاقِ أَسْرارِكَ الجَبَرُوتِيَّةِ * وَانْفِلاقًا لأَنْوَارِكَ الرَّحْمانِيَّةِ * فَصارَ نائِبًا عَنِ الحَضْرَةِ الرَّبَّانِيَّةِ * وَخَلِيفَةَ أَسْرارِكَ الذَّاتِيَّةِ * فَهُوَ يَاقُوتَةُ أَحَدِيَّةِ ذاتِكَ الصَّمَدِيَّةِ * وَعَيْنُ مَظْهَرِ صِفاتِكَ الأَزَلِيَّةِ *
Ey Allah’ım! O zâta salât u selam eyle. Onu ceberûtî sırların açılmasına ve Rahmân’ın nurlarının zuhuruna vesile kıldın. Böylece o, Rabbânî huzurun nâibi ve zâtî sırlarının halîfesi oldu. Artık o, Senin Samedî zâtının birliğinin yakutu ve ezelî sıfatlarının mazharının kaynağı oldu.
فَبِكَ مِنْكَ * صارَ حِجابًا عَنْكَ * وَسِرًّا مِنْ أَسْرَارِ غَيْبِكَ * حُجِبْتَ بِهِ عَنْ كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ * فَهُوَ الكَنْزُ المُطَلْسَمُ * وَالبَحْرُ الزَّاخِرُ المُطَمْطَمُ *
Bu sebeple o Seninledir ve Sendendir. Senin nûranî hicabın ve gayb sırlarından bir sırdır. Onu mahlûkatına gösterme sebebiyle birçoklarından gizlendin. O, tılsımlı bir hazine, engin ve coşkun bir deryadır.
فَنَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِجاهِهِ لَدَيْكَ * وَبِكَرامَتِهِ عَلَيْكَ * أَنْ تُعَمِّرَ قَوَالِبَنا بِأَفْعالِهِ * وَأَسْماعَنا بِأَقْوَالِهِ * وَقُلُوبَنا بِأَنْوَارِهِ * وَأَرْوَاحَنَا بِأَسْرارِهِ * وَأَشْباحَنا بِأَحْوَالِهِ * وَسَرائِرَنا بِمُعامَلَتِهِ * وَبَوَاطِنَنَا بِمُشاهَدَتِهِ وَأَبْصارَنا بِأَنْوَارِ مُحَيَّا جَمالِهِ * وَخَوَاتِمَ أَعْمالِنا فِي مَرْضاتِهِ * حَتَّى نَشْهَدَكَ بِهِ وَهُوَ بِكَ * فَأَكُونَ نَائِبًا عَنِ الحَضْرَتَيْنِ بِالحَضْرَتَيْنِ * وَأَدُلَّ بِهِما عَلَيْهِما *
Ey Allah’ım! Senin katındaki mertebesi ve değerinin hürmetine Senden isteriz ki bizim cisimlerimizi onun işleriyle, kulaklarımızı onun sözleriyle, kalplerimizi onun nurlarıyla, ruhlarımızı onun sırlarıyla, bedenlerimizi onun halleriyle, akıllarımızı onun muamelesiyle, bâtınımızı onun müşahedesiyle ve gözlerimizi onun cemalinin nurlarıyla nurlandır. Amellerimizin sonunu da onun razı olduğu şekilde mamur kıl. Ta ki Seni onunla, onu da Seninle görelim. Böylece iki kıymetli ile iki hazretin nâibi olalım ve bu ikisiyle Senin ve onun huzuruna talipleri ulaştıralım.
وَنَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ أَنْ تُصَلِّيَ وَتُسَلِّمَ عَلَيْهِ * صَلاةً وَتَسْلِيمًا يَلِيقانِ بِجَنابِهِ وَعَظِيمِ قَدْرِهِ * وَتَجْمَعُنِي بِهِما عَلَيْهِ * وَتُقَرِّبُنِي بِخالِصِ وُدِّهِما لَدَيْهِ * وَتَنْفَحُنِي بِسَبَبِهِما نَفْحَةَ الأَتْقِيَاءِ * وَتَمْنَحُنِي مِنْهُما مِنْحَةَ الأَصْفِيَاءِ *
Ey Allah’ım! Senden, onun makamına ve yüce kadrine yakışacak, vesileleri ile beni onunla buluşturacak, o salât u selamın ihlaslı sevgisiyle beni huzuruna yaklaştıracak ve beni halis kullarının armağanlarıyla nasiplendirecek bir salât u selam diliyoruz.
لِأَنَّهُ السِّرُّ المَصُونُ * وَالجَوْهَرُ الفَرْدُ المَكْنُونُ * فَهُوَ اليَاقُوتَةُ المُنْطَوِيَةُ عَلَيها أَصْدافُ مَكْنُوناتِكَ * وَالغَيْهُوبَةُ المُنْتَخَبُ مِنْها مَعْلُوماتُكَ * فَكانَ غَيْبًا مِنْ غَيْبِكَ * وَبَدَلًا مِنْ سِرِّ رُبُوبِيَّتِكَ * حَتَّى صارَ بِذَلِكَ مَظْهَرًا نَسْتَدِلُّ بِهِ عَلَيْكَ *
Çünkü o Rasûlullâh ﷺ korunmuş bir sır, gizli ve tek bir cevherdir. O, sırların sedeflerini içine alan dürülü bir yakut ve türlü türlü marifetlerin kendisinden seçildiği saf bir madendir. Artık o, Senin gaybından bir gayb ve rubûbiyet sırlarından bir sırra mazhar olmuştur ki onunla Seni buluruz.
وَكَيْفَ لا يَكُونُ كَذَلِكَ * وَقَدْ أَخْبَرْتَنا بِذَلِكَ فِي مُحْكَمِ كِتابِكَ بِقَوْلِكَ * ﴿ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّـهَ ﴾ * فَقَدْ زالَ عَنَّا بِذَلِكَ الرَّيْبُ وَحَصَلَ الِانْتِباهُ * وَاجْعَلِ اللَّهُمَّ دِلالَتَنا عَلَيْكَ بِهِ * وَمُعاملَتَنا مَعَكَ مِنْ أَنْوَارِ مُتابَعَتِهِ *
Nasıl böyle olmasın? Sen muhkem kitabında “Şüphesiz sana biat edenler ancak Allah’a biat etmiş olurlar” buyurdun. Bu sebeple bizden şüpheler giderildi ve kalplerimizde uyanış hâsıl oldu. Ey Allah’ım! Bize Seni onunla bulmayı ve Sana karşı güzel kulluğu ona ittiba etmenin nuru ile nasip eyle.
وَارْضَ اللَّهُمَّ عَلَى مَنْ جَعَلْتَهُمْ مَحَلًّا لِلِاقْتِدا * وَصَيَّرْتَ قُلُوبَهُمْ مَصَابِيحَ الهُدَى * المُطَهَّرِينَ مِنْ رِقِّ الأَغْيَارِ * وَشَوَائِبِ الأَكْدارِ * مَنْ بَدَتْ مِنْ قُلُوبِهِمْ دُرَرُ المَعانِي * فَجُعِلَتْ قَلائِدَ التَّحْقِيقِ لِأَهْلِ المَبانِي * وَاخْتَرْتَهُمْ فِي سَابِقِ الِاقْتِدارِ * أَنَّهُمْ مِنْ أَصْحابِ نَبِيِّكَ المُخْتارِ * وَرَضِيتَهُمْ لِانْتِصارِ دِينِكَ فَهُمُ السَّاداتُ الأَخْيَارُ *
Ey Allah’ım! O evliyadan razı ol ki Sen onları uyulmaya ehil kıldın, kalplerini hidayet yıldızları yaptın ve onları Senden başkasına kulluktan arındırdın. Onlar ki kalplerinden hakikat incileri zuhur etti ve bu inciler zahire takılı kalanlara birer hakikat gerdanlığı oldu. Sen onları ezelde seçkin peygamberinin dostları olarak seçtin ve dinine yardım için onlardan razı oldun. Böylece onlar en hayırlı büyükler oldular.
وَضَاعِفِ اللَّهُمَّ مَزِيدَ رِضْوَانِكَ عَلَيْهِمْ مَعَ الآلِ وَالعَشِيرَةِ وَالمُقْتَفِينَ لِلْآثارِ * وَاغْفِرِ اللَّهُمَّ ذُنُوبَنا وَوَالِدِينا وَمَشايِخِنا وَإِخْوَانِنا فِي اللَّهِ * وجَمِيعِ المُؤْمِنِينَ وَالمُؤْمِناتِ * والمُسْلِمِينَ والمُسْلِماتِ * المُطِيعِينَ مِنْهُمْ وَأَهْلِ الأَوْزارِ *
Ey Allah’ım! Onlarla birlikte Ehl-i Beyt’e, o mübarek nesle ve onların yoluna uyanlara da rızanı kat kat ihsan eyle. Ey Allah’ım! Bizim, anne babalarımızın, hocalarımızın, Allah yolundaki kardeşlerimizin ve bütün mümin erkek ve kadınların, itaatkâr olanların da günahkâr olanların da günahlarını bağışla. Âmin.
۞
Damas Kültür Derneği tarafından düzenlenmiştir.
Son düzenleme: 15 Nisan 2026
Svenska
Svensk översättning: Kultursällskapet Damas
«Allah och Hans Änglar sänder välsignelser över Profeten;
o ni som tror, sänd rikligen fred och välsignelser
över honom!»
Vi ber Dig, o Allah,
vid den höga rang han har inför Dig,
och vid den ära han åtnjuter hos Dig:
låt våra kroppar genomsyras av hans handlingar,
våra öron av hans ord,
våra hjärtan av hans ljus,
våra själar av hans hemligheter.
våra medvetanden av hans själstillstånd (hal),
vårt innersta av umgänget med honom,
fyll vårt inre öga med synen av honom,
och vår blick med strålglansen från hans skönhet.
Låt vår slutliga gärning vara honom till behag,
så att vi ser Dig i honom – han som är genom Dig,
och så att jag, genom närvaron av dessa två[1]
företräder närvaron av dem båda [1]
och genom dem1 visar vägen till dem [1]
Vi ber Dig, o Allah, att sända välsignelser och fred över honom
såsom det tillkommer hans höga rang och upphöjda ställning,
och genom dessa två [2] förena mig med honom,
och genom uppriktig kärlek till dem2 dra mig närmare honom,
och med dem2 sända de gudfruktigas vind över mig,
och genom dem2 ge mig de renhjärtades gåva.
Ty han är den välbevarade hemligheten,
den dolda odelbara kristallen,
ja, han är rubinen
som omsluts av Din outgrundlighets skal,
en okänd (skatt), ur vilken det Du ger tillkänna väljs ut.
Därmed utgör han en del av Din okända (värld),
en liknelse för Ditt herradömes hemliga innebörd,
en spegel där vi kan utläsa Dig.
Och hur skulle det kunna vara annorlunda,
då Du kungjort detta för oss
i tydliga uttalanden i Din Bok,
då Du sade:
«Sannerligen, de som givit dig trohetslöfte,
har givit trohetslöfte uteslutande till Allah»[3]
Därmed upplöses alla tvivel och vi kommer till insikt.
O Allah, låt vår vägledning till Dig ske genom honom,
och låt oss få vandra inför Dig i ljuset av hans fotspår.
O Allah, må Du finna behag i dem som
Du gjort till föredömen (för oss) att följa,
vars hjärtan Du låtit bli ledande fyrar,
befriade från tjänst under andra (än Dig),
renade från grumlande smolk,
ur vars hjärtan pärlor av visdom lyser fram
och fogas samman till pärlband
som bekräftar de laglärdas (ord);
dem Du enligt Din förutbestämda plan
utsett till följeslagare åt Din utvalde Profet;
dem Du funnit behag i att låta bistå Din religion (dîn) –
de är de förnämsta, de bästa.
O Allah, må Ditt behag med dem tillta utan gräns,
(liksom Ditt behag med hans) familj och stam,
och i dem som finner (deras) spår. O Allah, förlåt våra synder,
förlåt våra föräldrar och våra Sheikher,
våra bröder i Allah,
alla troende män och kvinnor,
alla muslimer, män som kvinnor.
dem som lever i lydnad och dem som bär
(syndens) bördor.
[2] dessa två: välsignelse och fred
[3} Sura Al-Fath 48:10]
About
About the Yaqoutiyya
Shaykh Muhammad ibn Muhammad ibn Mas’ ud al-Fasi wrote the Yaqutiyya and then saw the Messenger of Allah, may Allah bless him & grant him peace, pointing to Shaykh al-Fasi’s chest, saying “This is the impregnable secret.” In al-Fasi’s vision, the Messenger then showed the litany to the saints. The Qutb said, “Whoever persists in its recitation, thrice at morning and at night, will often see the Prophet, may Allah bless him & grant him peace, awake and asleep, by sense and by spirit.”
References
Shahdili Ahzab as recited by Sheikh Muhammad al-Yaqoubi Download PDF
Download PDF Arabic as recited by Sh. Muhammad al-Yaqoubi | English w/ transliteration
Swedish translation: Kultursällskapet Damas © 2009

